Kadın ve erkeğin gerçek eşitliği, benim kanımca, her ikisinin sermaye yoluyla sömürülmesi ortadan kalkınca ve özel ev işi genel bir sanayiye dönüşünce gerçekleşebilir.
Friedrich Engels
Kapitalist için yapılacak zorunlu iş yalnızca çocukların oyun alanlarına el atmakla kalmamış aile çevresinde bireylerin kendileri için diledikleri gibi harcayabilecekleri zamana ve emeğe de el atmıştır.
Emek gücünün değeri, yalnız yetişkin işçinin yaşamının devamı için gerekli değil, aynı zamanda ailesinin bakımı için gerekli emek zamanıyla da belirleniyordu. Makine, bu ailenin bütün üyelerini emek pazarına sürerek, yetişkin erkeğin emek gücünün değerini, düşürmüştür.Dört kişilik bir ailenin emek gücünün satın alınması, belki de, eskiden yalnız aile reisinin emek gücünü satın alınmasından daha pahalıya mal olabilir, ama buna karşılık şimdi bir günlük emeğin yerini dört günlük emek almış ve bir kişiye göre dört kişinin artı emeğinin fazlalığı oranında emek gücünün fiyatında biir düşme olmuştur. Artık bu dört kişi, yalnızca ailenin yaşayabilmesi için çalışmış olmayacak, kapitalist içinde artı emeği çoğaltacaklardır. Böylece görüyoruz ki makine, sermayenin sömürü gücünün başlıca konusu olan insan malzemesini arttırmanın yanı sıra, bu sömürün derecesini yükseltir.
Eskiden yalnızca bir kişinin çalıştığı ailenin yaşaması için şimdi dört kişi hem emek hem de sermaye için artı-emek sağlamak zorunda kalır.Böylece sömürü malzemesi ile birlikte sömürü dereceside büyür.
Tanrıların ve kralların elinde
yılan dilli bir kırbaçtı zulüm
şaklayıp durdu binlerce yıl
ağulu bir diken gibi yaktı etimizi
ve biz ta ilk mülkiyetten beri
tanrılar ve krallar adına katledildik
yerin altında buğday ambarları
Yerin üstünde altın kubbeli
saraylar kurduk onlar için
Onlar için nil vadisinden
Lotüsler taşıdık geceyi kösnülleştiren
fakat zincirlerimizden başka
kaybedecek bir şeyimiz olmadı
Ama yine de eksilmedi etimizden
Şaklayıp duran kırbaç sesleri
Her kırbaç sesi bir şimşek
çakışına döner mi bir kölenin gözünde
dönerse
yer yarılır
gökyüzü
mutlaka buluşur mu
eski sevgilisiyle
ama ölüm
yine de kutsallaşıyordu
kölenin
gizli dünyasında
Bir gün romalı gladyatörler
bir gerilla gibi sokulunca
buğday tüccarların ambarlarına
tanrılar biraz daha gaddar