Onun yerinde kim olsa ardında bıraktığı onca dünyalık için yanar yakılırdı. Bırakamazdı kolay kolay, bırakılmazdı.
Lakin o bundan yani mal, mülk, makam ve şöhretten kurtulduğuna şükrediyordu.
Herkesin ulaşınca nimet bileceği makama “azap” diyordu.
İnsan yalnızlığa meylettiği vakit yahut insanlardan uzak olmak istediği vakit Allah’a yaklaşıyordu ve ben(nefs) istemezdim asla bunu. O ki insan Allah’a yaklaştıkça benden uzaklaşırdı.