Kitapta özellikle Emperyalizm ve Siyonizm gibi batıl akımlarla bir İslam Birliği kurarak nasıl mücadele edeceğimiz güzel bir şekilde anlatılıyor. Bununla beraber NATO, AB gibi topluluklar hakkında belki de yanlış bildiğimiz bazı şeylerin doğrularını öğreniyoruz. Kitapta en çok hoşuma giden yerlerden birisi de 1897 yılında İsviçre'nin Basel kentinde toplanan konferans salonunda alınan kararlardan sonra ve buranın isminin Theodor Herzl Salonu olmasından sonra, Necmettin Erbakan'ın 1994 tarihinde aynı şehirde, aynı salonda 2. Avrupa İslam Birliği Konferansı'nı yapmasıydı. Düşünün ki Theodor Herzl o konferansıyla Müslümanları, Filistin'i hedef alırken, bundan seneler sonra bir Müslüman aynı salonda İslam Birliği'ni kurmak için konuşma yapıyor. Kitap sonunda söylemesi gereken ise: Allah Necmettin Erbakan'dan razı olsun.
Hepinize iyi okumalar.