Türkçede bu hayvanın adı, en eski metinlerde tavışgan, tavışkan olarak geçmekteydi. Bu yapısıyla sözcüğün 11. yüzyılda "duygu ve kımıldanma" anlamına gelen tavış, tavuş sözcüğüyle ve büyük olasılıkla, bugün davranmak eyleminde geçen tav köküyle ilgili olduğu anlaşılmakta, tavşanın çabucak kaçan, hareket eden bir yaratık oluşu bu adlandırmada rol oynamaktadır.
Tam da umarsız aşk hikâyemin ortasında bu kitaba rastladım. Aşkın tutkusunu, aklı ve iradeyi başından alışını anlatıyor. Kitapta altını çizdiğim birçok yer var. Bence kitabın adı "Aşk Yüzünden" olmalıydı. Yapılan tüm mantıksızlıkların sonuna eklenen bu ifade olmalıydı.
Aşkı bu kadar derinden okuduğum için mutluyum. Aşk diye bir şey vardır.
Aşk Hikâyesiİskender Pala · Kapı Yayınları · 20245,1bin okunma