Diyarbakır'da, Hançepek'te, Gâvur Mahallesi'nde başlayan, ancak benim fikrim dahi alınmadan, alelacele, sadece ve sadece anadilimi öğrenmem için İstanbul'a postalanmamın ardından, geriye kalan yaşamımı, benim hiç de hayal edemeyeceğim şekilde etkileyen o anın, o yolculuğun gerisinde bıraktığım Türkçe “gâvur!”, Kürtçe”fılla!” sözcüğü, daha istanbul'a ayak basar basmaz götürülüp yerleştirildiğimiz Şişli'deki Karagözyan Ermeni Yetimhanesi’ndeki Ermeni çocukların ağzında bu kez alaylı şu cümleye dönüşmüştü:
"Koşuuun! Koşuuun! Anadolu'dan Kürtler gelmiş..!"