Aslında durup ne olduğunu görebilsem, o depresyonun içinde nerede olduğumu bulabilsem çok büyük bir idrak yaşayacağım kendi adıma ama o idraki bulamadığım için depresyonda kalıyorum. Duyguyu yönetemediğim için içinde kalma hali oluşuyor.
Yılların geçtiğini, gençliğin yerini yaşlılığa bıraktığını, en sağlam servet ve tahtaların yıkıldığını, şöhretin geçici olduğunu ne kadar bilsek de Zaman'ın sürüklediği bu hareketli evreni tanıma şeklimiz, bir bakıma fotoğrafını çekmemiz, aksine bu evreni sabitleştirir. Dolayısıyla, gençliklerinde tanıdığımız insanları daima genç görür, yaşlılıklarında tanıdıklarımızı geriye dönük olarak yaşlılığın meziyetleriyle donatır, bir milyarderin gücüne, bir hükümdarın nüfuzuna gözümüz kapalı güvenir, yarın öbür gün, ikisininde gücünü tamamen kaybetmiş firariler olabileceğini mantığımızla bilir, ama fiilen inanmayız.