Benim âmentüm, bu nesil âmentüsüdür. Tek kişiye ait olmanın derinliği yanında, toplumun koro sesi gibi çoğul, çok yanlı bir yaygınlık özelliği de vardır. Bir orman sesidir neslimin âmentüsü. Bir orkestra zenginliği ile yüklü, anlamca ve eylemce. Sadece bir mutlu inanç metni değil, bir eş, eser, tarih örme, coğrafyaya hakikat rölyeflerin verme kavgasıdır da. Âmentüm, kana işleyen, kana kırmızı rengini veren demir gibi kanın içinde ışıldayan bir tomurcuklanmadır.en soyuttan en somuta uzanır. Geçmişe olan çağrışımları yönünden bir direnişse geleceğe yönelik bir diriliş girişimidir.
Bana gelip çarpan düşünce ve iddialar, İslam’ın hakikat menşurunda imtihana tâbi tutulurlar ruhumda. Doğru din kurucuları ve filozoflarından Yunan filozoflarına ve yeni çağ bazlı filozof ve düşünürlerine kadar bütün düşünür ve filozofların söylediklerinde görülen hakikat parçacıkları, Hakikat Sisteminden almış oldukları veya Allahın hak ettiği bu alemi gözleme ve inceleme sonunda, akıl ve tecrübe vasıtasıyla buldukları bir takım hakikat parçacıkları varsa, bunlar, şüphesiz otomatik olarak sahip ve mensup olduğum Hakikat Sistemi olan İslam inanç, düşünce, davranış ve duyuş sistemine gelir katılırlar. Ya da ben böylesi hakikat parçacıklarına, Ulu Peygamberin: “Hakikat mü’minin kaybolmuş malıdır, nerede bulursa alır.“ buyruğuna uyarak alır, sistemin detaylarından yapmak üzere onları büyük yapıya katarım.