Bu kitap, kendini keşfetmeye cesareti olan herkes için bir çağrı.
Aşkın Celladı, akıp giden bir kitap değil; çünkü çoğu cümleden sonra boşluğa dalıp gitmeni sağlıyor. Terapi seanslarını okudukça içimizdeki küçük hastalıkları fark ediyor, kendi hapishanelerimizi ve oraya hapsettiklerimizi görüyoruz. Bazen kitapları okursun ve biter, bazen ise kitap seni okur ve senin hiç fark etmediğin derinlerine dokunur. Buna da zaten kendini keşfetmek denmez mi?
Bu keşif, bir madencinin yerin altına indikçe kayaları kırması, katmanları aşması gibidir. Yalom, kelimeleriyle zihnimize kazma vururken, biz de içimizde gömülü kalmış korkuları, arzuları ve geçmişin hayaletlerini gün yüzüne çıkarıyoruz. Kimi zaman toprak çöker, kimi zaman hiç ummadığımız bir cevhere ulaşırız. Ama ne olursa olsun, her kazıda kendimize biraz daha yaklaşırız.