aklım, haklıyım, et firarını!
ovdun ve okşadın beni
çıktı içimdeki cin;
ondan ölümümü diledin.
mayıstı.
seni o yüzden bağışladım!
ben en çok mayısta su içerim
derinim balık kaynar derinim kanımı kaynar
ben en çok mayısta öne eğerim başımı
içimden felçli bir göçebe gökyüzüne bakar.
avuçlarımda yaralı kelebek taşımayı
mayısta öğrenmiştim;
ve teraslarda bach dinlemek en çok mayısa yakışırdı
ve kim bilir
mayıs artık en çok senin tanrılarına yakışır
tiril tiril bembeyaz bir giysiyle
rüzgarda ayakların çıplak
öyle başın öne eğik yıllarca o boş terasta durmak
kartpostallardan tanıdığın bir şehri düşünmek gibi
bir yaraya kabuk olmayı kabullenmek gibi
eksik, yarım, farkına varmaktan kaçınılan
tam
tam yaza girecekken
yazın omzuna yüzünü dayayacakken
çekip giden
Suya hasret günlerime ekledim seni
Alnında bir ayazmayla gezinen kadın
Yalnızlığıma, sigarasızlığıma, işte ona
Sakladım, o hüznü, o acıyı, bir de kederi
Ve bütün kötülüklerimi sana
Çünkü sen geceyarısı doğan güneşimdin
Yerin dibinden buldum çıkardım yedi kat
Kirliydin, pasaklıydın, sarsaktın
Durup bir de kendime baktım
-tencere kapak
Bir ıslık gibi girdin de hayatıma
Ölümüne sevdim, ölümüme sakladım seni.
Kucağıma aldım aşkı
Baktım olacak gibi değil, kalbime bastım
Sen ki benim en kurak toprağımdın
yağmur suyu hürmetine sana kandım
Kandım... içe içe yandım.
Yalnızlığımsan da, yalnızsan da gel artık
Sözüm geçmez oldu kalbimde silkelenen atlara
Bitmemiş bir şiir gibi
Ya da yitirilmiş, hatırlanmayan
Gökyüzünde bile dikiş tutturamayan martılar
Artık hangi denize sığar
Artık hangi hayali süsler
Sanki bir şeyler hep eksik kalacak, bir şeyler
Toprağının altında upuzun bir su olacağım
Gözlerimle kamaştım bedenine sanki
Yağmurun önünde utanmadan ağladım
İki deniz fenerinin bana göz kırptığı o gece
Silivri'de bile, seni hiç aldatmadım
Boynundaki o cumartesi kokusu
Nerden geldi, nerden sızdı yalnızlığıma
Sana baktıkça içimden koşmak geliyor...
Ardımdan gözyaşartıcı bomba kullanma
Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan
bulutlara rüzgâra suretini her akşam
her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar
Kayıp bir adresten geliyor sesin şimdi, üşüyorsun
Unutma, dostumsun sen, neredeysen orada ölmek isterim.