"Biliyor musun, siz yetişkinlere bakınca aslında hiç önemsemediğiniz şeylerin tuzağına düşüyormuşsunuz gibi geliyor bana. Nasıl oluyor bu? Ne zaman oluyor?"
Bir insan kendi olduğunu nasıl ispat eder ki?
Varlık, gerçekten de bir kâğıt parçasına mı bağlıydı?
Descartes'ın, "Düşünüyorum, öyleyse varım," sözü, bu bürokratik cehennemde, "Kâğıdım var, öyleyse varım"a mı dönüşmüştü? Kayıtlı değilsen yoktun.
Kusura bakma sevgilim, sana neler çektırdim ama iyi ki bunları çektirenin ben değil bu rejim olduğunu bilecek kadar analitik zekâya sahip kültürlü bir kadınsın. Yoksa birçok arkadaşımızın başına geldiği gibi aile baskısıyla bizi ayırırlardı.
Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar.
Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.
Elma yemek mi daha büyük bir suçtu, kardeşini öldürmek mi? Tanrı insan soyunun zalimlik eğılimini gördükten sonra onları cennetten atsa daha mantıklı bir hikâye olmaz mıydı?