Konuştukça, bana pek çok şeyi en iyi biçimde anlatmayı başarıyordu.
- Daha çok anlat dedim. Elimden gelse, seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.
- Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiriz?
- Gider gibi yaparız.
- Ne diyorsun sen, babanı mı öldüreceksin?
- Evet, yapacağım bunu. Başladım bile. Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek…Ve bir gün büsbütün ölecek.