Gürül şarıl akan bir ırmağın durup dururken, birdenbire, tersine akmaya başlamasından büyük saçmalık bilmiyorum.Ama hayat bunu yapabiliyor işte, becerebiliyor; şaşırıyor muyum? Durup dururken,birdenbire.
Babaların çocuklaştığını görmenin nasıl sıcak ve üzgün bir havası var. Babayla oğul bir kum saatinin iki haznesi gibiler çünkü; bir vakit gelince, zaman, mukadderat, Tanrı ya da her neyse bir şey, kum saatini ters çeviriyor.Tam tersine akmaya başlıyor ondan sonra her şey. Babasının çocuklaştığını gördükçe oğlun içine dolan o sıcak üzüntü de sarı, ılık kumun aşağı akışı belki.
Demek ki insan, yaşıyorsa nasıl olsa iz bırakıyor, bir zeytincinin paslanmış tabelasında bile olsa. İlla birilerinin kalbini dağlamanın lüzumu yok iz bırakmak için demek ki.