Güven içinde olduğumu bilmem hiç
Sevildiğimi, önem verildiğimi
Benim başkalarına aradığım gibi
Arandığımı bilmem..
Dünyanın bütün suçlarını işlemiş
Bütün yanlışlarını ben yapmışım gibi
Yaptığım her işten tedirgin oluyorum.
İçimde sürekli bir horlanma korkusu
Bir kekeme tutukluğu ürkek dilimde
En iyi bildiğim konuda bile
Çekine çekine konuşuyorum.
Çekilip sonra kabuğuma küskünlüğün
Kendime düşlerden sığınaklar kuruyorum
Kırık dökük izleriyle hayatın.
Usul sesli içe değen incecik
Bir şarkı büyütüyorum, ömrüme benzeyen...
Sabah kadar açık, akşam kadar acı
Rengi dört mevsimin uyumsuz karışımı
Acemi bir şarkı.
Umuda ve gerçeğe böyle katlanıyorum.
Unutmak nihai ölümdür ve unutmamayı başarsaydık, her şeyi hafızada tutmanın mümkün olmadığını bilsek de insanların ömürlerini ve isimlerini uzatarak onlara başka bir varlık katmış olurduk.