Distopik romanları okumayı çok severim ve çoğu bilindik distopik romanı da okumuşumdur. Ancak beni hiçbiri bu kadar rahatsız etmemişti. Ne kadar iğrendiğimi, okurken kendimi ne kadar kötü hissettiğimi anlatacak sözcükler henüz lügatımda yok malesef.
Kitap, hayvan etinin bir salgından dolayı yenmesinin yasaklanması üzerine insanların besi hayvanı olarak yenmesini anlatıyor. Kitapta sansürsüz bi şekilde işlenmiş çoğu şey. Nasıl bu hale gelindiğinden bahsedilmiş. Sürükleyici bir kitap çünkü daha ne kadar iğrençleşebilir diye merak ediyor insan. Günümüzde tepkiyle karşılanacak, asla olmaz gözüyle bakacağımız olayların hükümet tarafından meşrulaştırılarak doğal bir hale gelmesini okuyoruz. Böylelikle insan vicdanı da susturulmuş oluyor çünkü baktığınızda yapılan her şey yasal. Sadece sözcükler kullanılarak, yapılan katliamın küçültülerek önemsizleştirilmeye çalışıldığını görüyoruz. Kelimelerin gücünü yüzümüze çarpan bir kitap adeta.
Tek kelimeyle korkunçtu diyebilirim. Ancak böyle bir şey asla olamaz diyemiyorum. Ki en kötüsü de bu. Muhtemelen şu an bile yaşadığımız çok korkunç, insanlığa sığmayacak olaylar vardır hayatta ancak insanlar tarafından önemsiz gösterildiği için çoğu şeyi yaşayıp geçiyoruz, göz yumuyoruz, sadece doğal seyrinde ilerlediği için farkında bile değiliz. Bunun örneklerini aslında gördük, Epsteın olayı olarak karşımıza çıktı. Peki bi şey yapabildik mi?
Çok daha kötü bi gelecek bekliyor insanları.
Çünkü insan olmaktan çıktık.