Bir ömür gibi geçiyordu üç beş gün, bir şeyi umutla yahut gittikçe karararak bellerken. Ama o bir ömür gibi geçen üç beş güne dönüp bakınca ne çabuk geçmiş diyordu, sanki bir an.
Uyumak ertelemek demekti. Katlanılmayan bekleyişi bir süre de olsa bertaraf etmek. Beklemek Bir şey değil bir gelecek olanı değil. Mutlu olmayan insanlar hep bekleyiştedir.