Okumazlık sürecinin sebebi her zamankiyle aynıydı. İlerleyemediği bir kitapla karşılaşınca kitabı bir kenara bırakıp okuma serüvenine başka kitaplarla devam edemezdi. O kitap bitene kadar, canı istemeye istemeye, kendisini zorlayarak alırdı eline kitabı, sıkılana kadar okurdu, bir görevi ifa eder gibi. Bitirince rahatlardı. Ama bitirme süreci, normal bir okuma sürecinden birkaç kat uzun sürerdi bu sebeple.
Evet evet bazen bu bacağım aksıyor, daha kısa. Ama dikkat edilmesinden hoşlanmam. Mesela benim gözlerim çok güzeldir, mesela sadece gözlerim on adam eder, ama siz beni bacağımdan mı tanıdınız?