اَلْحَمْدُ لِلّهِ اِذْ اَمْ يَأْتِنِي أَجَلِي حَتَّى لَبِسْتُ مِنَ الاِْ سْلاَمِ سِرْبَالاَ
Allah’a hamd olsun ki gelip çatmadan ecelim
İslam’ın O nurlu elbisesini ben de giydim. (İbn-i Abdilber,el-İstîâb,ııı,1335)
Allah rasûlü-Sallallahu aleyhi ve sellem-,kendisinde kur’an vahyi geldiği esnada,ona bütün varlığı ile yönelir ve gelen vahyi tam mânâsıyla alabilmek için dikkat kesilirdi.Vahyin ilk zamanlarında,kalbine nüzul eden kur’an ayetlerini unutmamak için,mübarek dillerini kıpırdattıklarında:”(Ey rasulüm!) Vahyi çabucak ezberlemek için dilini kımıldatma! Şüphe etme ki,onu toplamak (senin kalbine yerleştirmek)ve onu okumak bize aittir.O halde biz onu okuttuğumuz zaman ,sen onun okunuşunu takip et!” -el kıyâme
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve sellem’in Allâh teâlâ ya olan ta’zîm be muhabbetinin tezahürlerinden biri de,kur’an-ı kerimi çok sevmesi,onu okurken ve dinlerken derin bir hissiyat içinde duygulanıp göz yaşı dökmesidirz Zirâ seven,gönlünü ve kulağını sevilenin sözüne yöneltir ve ona sevdiğinin sözünden daha tatlı gelen hiçbir şey bulunmaz.Çok kere seven,sevdiğinin sözünü tekrarlarken,kendisini onun yanında imiş gibi hisseder.
"♡ Kalp temizlendikçe incelir, inceldikçe arınır, arındıkça tadar, tattıkça aşar, aştıkça özlem duyar, özlem duydukça çabalar, çabaladıkça üzerine cennet esintileri eser ve ettiği itaattan ferahlık duyar. Tadan bilir, bilen kepçeyle alır, kepçeyle alan şerefe erer."
İbn Kayyim el-cevziyye