Fakat her kızın hayali bu değil miydi zaten? Uyandığında kendini bir prenses olarak bulmak? Belki o hayatları yaşayan insanlar vardı. Belki bu kız onlardan biriydi. İyi ama ya geri kalanlarımız? Ya önemsiz olanlar, hiçe sayılanlar, görünmez kızlar? Biz başlarımızı taç takar gibi dik tutmayı öğreniriz. Sıradan olandan sihir elde etmeyi öğreniriz. Seçilmiş olmadığında, damarlarında kraliyet kanı dolaşmadığında, böyle hayatta kalırdın. Dünya sana hiçbir şey borçlu olmadığında sen yine de ondan bir şeyler talep ederdin.
Yoksa bağışlanmak böyle mi tomurcuklanıyordu? Gürültülü patırtılı bir veda töreniyle değil de, eşyalarını sessizce toplayıp bir gece yarısı, habersizce sıvışarak mı?