Hiçbir zaman inandıramadım seni kahramansız bir dünyaya neden inandığıma.Hiçbir zaman inandıramadım seni o kahramanları uyduran zavallı yazarların neden kahraman olmadıklarına. Hiçbir zaman inandıramadım seni o dergilerde resimleri çıkanların bizden başka bir soydan olduğuna.Hiçbir zaman inandıramadım seni sıradan bir hayata razı olman gerektiğine.Hiçbir zaman inandıramadım seni o sıradan hayatta benim de bir yerim olması gerektiğine
Gözyaşları içindeki bir erkek niye telaşlandırır bizi? Ağlayan bir kadını, günlük hayatımızın sıradışı ,ama duygulu acıklı bir parçası olarak görebilir ,içtenlik ve sevgiyle benimseriz onu.Ağlayan bir erkek ise bir çaresizlik duygusuyla doldur içimizi....
...dünyasında bizimkiyle uyuşmayan bir yan vardır; huzursuz edici, hatta dehşet verici bir yan.
Uzun bir günün ,hatta akşamın ardından insanın yalnız başına kalıp ,kendi koltuğuna oturup kendisi olabilmesi ,yıllar süren uzun ve maceralı bir yolculuktan sonra yolcunun kendi evine dönmesine benziyor.
Kimsenin okumadığı bir batı eserini aşkla seven her Türk ,bir süre sonra ,kitabı yalnızca çok severek okuduğuna değil, onu yazdığına da içtenlikle inanmaya başlarmış.