Usta öğretmen, öğretmenliğin gönül yönünü de keşfeder. Aristo, "İnsan sevmediği bir kimseden öğrenemez,"der. Bu yüzden öğretmen, kendisinden her an etkilenen öğrencilerle bir gönül köprüsü inşa eder.
Akademisyenlerin, bu kurumlarda eğitime dair herhangi bir hakikati ortaya koymaktan çok, kariyer basamaklarında yükselmek amacıyla bulunduklarını düşünüyorum.
...
Buradan da, ülkemizde bir eğitim çevresi olmadığı sonucunu çıkarıyorum.
Toplum ise eğitim sistemi ile ancak gemisini kurtarana kadar ilgileniyor; yani çocuğunun eğitimi sona erene kadar.
(Okuyucu notu: Muhteşem bir tespit)
Bir alanda bilimsel çerçevenin oluşturulması için, o alanda bilim insanlarının oluşturduğu bir çevrenin varlığına ihtiyaç var. Bilimin paradigması bilim insanları ile ortaya çıkar ve değişir. O halde eğitim çerçevesi için de bir bilimsel eğitimci topluluğunun olması gerekmez mi?