Düşünsel özgürlük, maddi şeylere bağlıdır. Şiir, düşünsel özgürlüğe bağlıdır. Ve kadınlar, sadece iki yüzyılyıldır değil zamanın başlangıcından beri daima fakir olagelmişlerdir. Kadınlar, Atinalı kölelerin oğullarından daha az düşünsel özgürlüğe sahip olmuşlardır. Dolayısıyla kadınların şiir yazmak konusunda en ufak şansları olmamıştır. İşte bu nedenle paraya ve kendine ait bir odaya bu kadar vurgu yaptım.
O zaman hemen sonra şu kelimeleri okuduğumuz size söyleyebilirim "Chloe,Olivia'dan hoşlanıyordu..." Ürkmeyin. Kızarmayın. Kendi çevremizin mahremiyeti içinde bazen böyle şeylerin olduğunu kabul edelim. Bazen kadınlar,kadınlardan hoşlanır.
Yazık! Kaleme yeltenen bir kadın,
Öylesine haddini bilmez bir yaratık sayılır,
Hatasının bedeli hiçbir erdemle ödenmez.
Bize cinsiyetimize ve yolumuza karşı geldiğimizi söylerler.
Terbiye, moda, dans, giyim kuşam, oyun,
Arzulamamız gereken başarılar bunlardır.
Yazmak veya okumak veya düşünmek veya araştırmak,
Güzelliğimizi gölgeler ve zamanımızı tüketir
Ve hayatımızın baharının zaferlerini kesintiye uğratır.
Köle ruhlu bir evin sıkıcı idaresi
Kimilerince en önemli sanatımız ve faydamız olarak görülür.