Zeynep Burukoğlu

Zeynep Burukoğlu
@ZeynepBurukoglu
Dürüst bir şekilde dönüp kendi içine baktığında aslında istediğiniz sandığı şeylerin ne kadar rutin olduğunu ya da istediği şeyleri aslında istemesi gerektiğini düşündüğünü fark etmez mi; yahut istemek istediği şeyler değil midir bunlar?
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
"Az Şey Görürüz Doğada Bizim Olan"
Yalnızca içimizdeki boşluk değil endişemiz de doğa ile kurduğumuz ilişkiyi yok etme eğilimindedir. Atom bombasına karşı kendimizi nasıl savunabileceğimizin anlatıldığı bir dersten sonra eve dönen küçük bir kız annesine şu soruyu yöneltir: "Anne, gökyüzü olmayan bir yere taşınamaz mıyız?" Neyse ki durumu açık bir şekilde ortaya koyan bu dehşet verici soru bir örnek değil de alegoridir, fakat yine de endişenin bizi doğadan nasıl uzaklaştırdığını son derece etkili bir şekilde sembolize eder. İcat ettiği bombalardan ölesiye korkan modern insan gökyüzünden korkarak mağaralara sığınmalıdır; klasik olarak enginlik, hayal gücü ve kurtuluşun sembolü olan gökyüzünden korkmalıdır. Kendini Arayan İnsan
Fırlatıp atılmış hastalıklı bir tekne... Tanrım, kendimi kastediyorum.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Eski amaçlar, kıstaslar, ilkeler hala zihinlerimiz ve "alışkanlıklarımız" ın bir parçasıdır ama artık uygun düşmüyorlardır ve böylelikle çoğu insan onları asla doğru yanıta ulaştırmayacak sorular sorarak hüsrana uğruyordur ya da birbiriyle çelişen yanıtların arasında kayboluyorlardır.
Sayfa 53·Kitabı okudu
Günümüzün en büyük sorunu; aptalların kendilerinden son derece emin, zekilerin ise sürekli şüphe içinde olmalarıdır. Bertnard Russell