Yan yana yürümeyelim diye dar yapılmıştı kaldırımlar. Ve yine yan yana yürümeyelim diye dar kafalıydı insanlar. Ve sırf dardı diye kafalar, düşünmeyi bırakıp sevmeyi denedik, sarılmak yakar bizi" deyip aşkı hep, uzaktan sevdik.
Charles Bukowski
Özgürlük, nihai içermeleri üzerinden kavrandığında, hayatımız ya da ötekilerin hayatları sorusunu ortaya koyar; kendimizi kurtarma ya da mahvetme imkanlarının ikisini de beraberinde getirir. Özgürlük, özü şeytani olan etik bir ilkedir.
Vardım, varım, ya da olacağım; dilbilgisinin sorunudur bu varoluşun değil.
Kader zamansal bir karnaval olması itibariyle fiil çekimleri için elverişlidir, fakat maskelerinden sıyrılınca bir mezar taşı kadar hareketsiz ve çıplak olduğu görülür.