Çünkü her insanın bir arkadaşa ihtiyacı vardır… Asıl mesele, konuşacak birini bulmaktır. Anlamışsın, anlamamışsın önemli değil. Onlar akşam olunca masanın etrafına toplanır, kâğıt oynarlar.
Bense tek başıma şu kulübeciğime çekilmek zorunda kalırım. Aralarına almazlar… Neden? Çünkü ben zenciyim…
Derimin rengi onlara benzemiyor… Bağrışmalarını, kahkahalarını duyar, irkilirim… Yalnızlığım daha da çekilmez bir hâl alır… Bir şeyler görürüm veya duyarım ama emin olamam. Yanımda biri olsa, “Sen de gördün mü?” derim…
Yalnız insan hiçbir şeyden emin olamaz. Çünkü elinde bir ölçü yoktur. Bu gözler neler gördü, neler… İçki içmem, sarhoş olmam… Gördüklerimin rüya mı, hayal mi yoksa gerçek mi olduğunu da bilmiyorum… Yanımda biri olsaydı, “Sen rüya görmüşsün,” derdi; ben de bir daha düşünmezdim o şeyi…