“Boğulmak üzerdeyken suyun altından çıkarılan biri gibi, kuyuya uzatılan bir el gibi, müebbet yatan birinin suçsuzluğu anlaşılınca özgür kalması gibi bir histi bu.”
“İnsanlar korkutucuydu. Bunu, en yakınlarından öğrenmişti. İnsanların size zarar vermesi için kötü olmaları gerekmezdi. Tamamen iyi olan iki insan, birbirini severken bile karşısındakinde öldürücü yaralara sebep olabilirdi.”
“Mavi gözleri, dolmamak için çabalıyordu. İstediği zaman ağlayabilirdi, bu onun için çocuk oyuncağıydı. En neşeli gününde, kahrından öldüğüne inandırabilirdi herkesi. Ama ömrünce tatmadığı bu kederin var olmadığına kendini ya da insanları nasıl ikna edebilirdi, hiçbir fikri yoktu. Bu kederi nereye saklasa kimse fark etmezdi? Bu kederi nereye gömse insanlar üstüne çiçek bırakma gereği görmezdi?”