Kitabın başında Güneş'in kötü bir dönemden geçişini okuyoruyoz. Ve eski nişanlısının sevdiği tiyatro grubunun, onlara çalışabilmesi için numarasını bırakıyor. Bir nevi özür dileme şekli sanırım onun için. Neyse sonrasında geçmiş kısmını okuyoruz, olayların nasıl geliştiğini.
kitabın kurgusu, yazım dili gerçekten güzeldi ama ilk kısımlarda çok fazla geriye dönüş vardı, devam etmeye çalıştım ama olmadı. belki diğer bölümlerde böyle devam etmiyordur. her şeyin anlaşılması için geriye dönüş yapılıyor ama bana biraz fazla geldi.
Aylardır bir kalp kırıklığı ile baş başa olan Güneş Atay'ın tekdüze günleri, çok sevdiği ve birlikte çalışmak istediği tiyatro grubu Çimen'le bir araya gelmesiyle yön değiştirir. İlk gençlik yıllarından beri bu grubun bir parçası olmanın hayalini kuran genç kadın, özlemini çektiği sahnelere hayranı olduğu ekiple dönmenin heyecanı içindedir. Ancak onu sadece heyecanla beklediği sahne deneyimi değil; yalnızca sahnede gördüğü, yaralarını saklayan bir aile de beklemektedir.
Kitap benim okuma tarzıma pek fazla hitap etmediği için çok sevemedim. Ama ödül almış bir kitap olduğu için ve özellikle 12-17 yaş arasına tavsiye ederim. Keyifli okumalar .
ÇİMEN #kitapyorumu
"Masalları, birçok insanın saçma bulduğunu biliyorum ama bence haklı oldukları bir nokta var... Ben de aşkın ve öpücüklerin, iyileştirici bir gücü olduğuna
Yazarın bir kitabını ilk defa okudum. Genel olarak güzeldi ama kitap, tek bir karakter üzerine değil; kitaptaki birçok karakter üzerine yazılmış gibiydi. Bir de çok fazla zaman atlaması vardı. Neredeyse her 5-6 sayfada bir zaman atlaması yaşanıyordu. Bu yüzden biraz kafa karıştırıcıydı.
Bunların dışında yazım dili güzeldi, oldukça akıcıydı. Konu bakımından da farklı bir kitaptı.
Konusuna gelince:
Güneş Atay, düğün gününde terk ediliyor. Terk eden kişi, yani Yağız, lise zamanlarında Güneş’i bir tiyatro oyununa götürüyor. Bu oyunu oynayan grubun adı “Çimen”. Güneş, bu tiyatro oyunundan sonra tiyatroya ilgi duymaya başlıyor. İlerleyen zamanlarda Yağız, bu grubu geçmişten tanıdığı ve şu anda menajerliklerini yaptığı için, kendince Güneş’ten özür dilemek amacıyla gruba onu almalarını istiyor. Gruptakiler, Güneş’i sadece bir kez oyunculuk yaparken görmelerine rağmen oyunculuğunu beğendikleri için kabul ediyorlar ve hep birlikte maceralarına başlıyorlar…
Bu kitapta ana karakter Güneş ve Ömür değil miydi? Biz neden Destan ile Can okuduk. Sonra yetmedi Mert ile bir kızı ve sonra İrem ile bir çocuğu... Çok karışıktı. Özellikle tarihler arası geçişler konu bütünlüğünü bozacak derecede dağınıktı. Kitabin çok seveni olduğunu gördüğüm için okumuştum. Umduğumu bulamadım...
Kitabı okurken çok zorlandım sevebileceğim türden değildi maalesef çok fazla betimleme ile doluydu ışık tercihleri yanlış geldi bana konu yavandı destekleyici pek birşey yoktu okurken bu yüzden sıkıldım.
Çimen - Ayça Kavraz
•Tiyatro
•İyileşme
•İkinci Şanslar
Selamm Size bugün okurken kalbimin atış ritmini değiştiren ve duygusal yoğunlukta boğulduğum bir kitapla geldim
Önce konusundan bahsedeyim.
Düğün günü terk edilen Güneş, tiyatro grubu Çimen'in içine girerek hem hayallerine hem de kalbini onaracak yeni bir aşka ve aileye kavuşmaya çalışır.
Güneş’in depresyonu, anksiyetesi o kadar iyi yansıtılmıştı ki verdiği kararlardaki etkisi falan gerçekçiydi. Sayfalarda okurken kendinizi görüyorsunuz çoğu zaman. Güneş'in kendi acısıyla yüzleşip, onu sanatla ve yeni bir aşkla onarma süreci bana çok iyi geldi. Özellikle Ömür karakterinin nahifliği, o kadar etkileyiciydi ki, resmen kalbimi çaldı Bir de tam zıttı olan Yağız var ona o kadar sinirlendim ki okurken delirmemek elde değildi.
Güneş’in iyileşme sürecini, Çimen’e alışma sürecini oyunlarını okumak çok zevkliydi
Kitapta bir diğer hoşuma giden şeylerden biri ise dostluğun , güvenin ve küçük umutların üstüne durulması ve bir mucize olabileceğini anlatmasıydı.
Kitapta neredeyse her karakterin ilişkisini hayatını yakından takip ediyoruz. Destan ve Can canımı en çok siz yakmış olabilirsiniz Gerçekten çiftlerin güzelliğine bayıldım. Keşke Güneş ve Ömür çiftini de daha fazla okusaydık.
• O kadar fazla bir duygusal yoğunluğa kapıldım ki okurken. Bir karaktere üzülebilirken 1 sayfa sonra başka bir karaktere gülümsedim. Sanırım kendimi aralarındaki biri olarak gördüm.
Bu kitabı kesinlikle tiyatro dünyasına merakı olan , Karakter odaklı ve duygusal derinliği okumayı seven okurlara tavsiye ederim.
1996 yılında doğan Rabia Ayça Kavraz, ilk ve orta öğretimini İstanbul’da tamamlamıştır. 2014 yılında İstanbul Haydarpaşa Lisesi, 2020 yılında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. Ortaokul yıllarında okumaya ve yazmaya merak sarmıştır. Lise yıllarından beri çeşitli platformlarda yazdıklarını paylaşmaktadır.
Böyle Güzelsin, yazarın yayımlanan ilk kitabıdır.
Çimen kitabı, yazarın yayımlanan ikinci kitabıdır.