Bilim tarafından henüz açıklanmamış düşüncelere rastladığınızda bunları hemen reddetmeyip bir kenara not ediniz. Kısa bir süre sonra onların da kabul edildiğini görebilirsiniz.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İslâm Tasavvufunun Allahtan başlayarak ulaştığı sonuca, Raja Yoga insanı inceleyerek ulaşmıştır. Aslında bu "Her kim nefsini bilirse, Rabbini de bilir" ve "Yerlerime göklerime sığamadım, mümin kullarımın kalbine sığdım" hadislerine ve de "Bilgiyi ara, bulamazsan içinde ara" emrine uygundur.
Budizm ve Raja Yoga'nın İslâm Tasavvufu ile çok yakın benzerlikleri vardır. Bu kitap içindeki "Mutlak" kelimesi, felsefedeki anlamıyla "Allah" diye anlaşılırsa, tasavvuf ile ilgili bir eser gibi kolayca kabul edilebilir. "Her şeyin birliği" tasavvuftaki "Vahdet-i Vücud"; Nirvana ve En Mükemmel Yüksek Bilgi - Fena Fillah ve Beka Billah; Meditasyon - Tefekkür ve Rabıta kavramları ile kelimelerin ötesinde özde birdir. Hallac-ı Mansur'un "Enel Hak" ve İbnu'l Farıd'ın "Ben O'yum" sözleri Raja Yoga'nın tenkit ettiği değil, tarif ettiği manadadır.
Gözlerle görülemeyen, kulaklarla duyulamayan, her seferinde önümüzde olan, her seferinde yamuk bakılan gerçek... Reel olan, tersine çevrilmiş bir yüce: yukarıda göklerde, sınırın ötesinde olduğu için değil, burnumuzun dibinde olduğu halde görülemeyen...
Varlıkbilimsel anlamda şerrin bütün ağırlığını yitirdiği andır bu: Allah'a giden pek çok yol vardır; yaşayan nefsler kadar... Duvar kenarında yürürken üstüne tuğla düşmesin diye yolunu değiştiren Ebubekir (bu öykünün çeşitlemeleri vardır) kaderden kaçmakla itham edildiğinde, tanrının bir kaderinden diğer kaderine kaçtığını söylemiştir.