Duygularımız mı düşüncelerimizi etkiler? Düşüncelerimiz mi duygularımızı?
Kitabın yazarı David D.Burns bir psikiyatri uzmanı.
Kitapta iyi hissetmediğimiz pek çok durumun
çoğu zaman makul doğru ve mantıklı olmayan otomatik düşüncelerimizden / bilişsel çarpıtmalardan kaynaklandığını söylüyor ve bunları çeşitli örneklerle açıklıyor. Okuduğumda evet ya bunu ben de yapıyorum dediğim bilişsel çarpıtmalarımın olduğunu fark ettim. Açıkçası bir anda bunları bırakmak da kolay değil, Okuması keyifli ve kolay fakat kitapta yazılanları pratiğe dökmek emek ve zaman istiyor. Yani uzunca bir zaman şöyle bir durup düşüncelerinize kulak kabartmak, üzüldüğünüz kendinizi iyi hissetmediğiniz durumlarda kendinizi anlamaya, zihninizden geçen sesleri duymaya çalışmanız lazım önce.
Bunun yanı sıra kitaptan çıkardığım şeylerden diğeri;
- duygularımız çoğunlukla yanıltıcıdır, duyguları temel alarak eylemsizliği tercih etmek ya da bir işe başlamak için motive olmayı beklemek de anlamsızdır çünkü bilinenin aksine eylem motivasyondan önce motivasyon eylemden sonra gelir.
- hayatımız için gerekli dediğimiz kabuller zanlarımızdan kaynaklanıyorsa kendimiz için kullandığımız “- malı/ - meli” ifadeleri isteklere çevirmek seçme özgürlüğü verebilir ve hedeflerimiz için kendimizi sıkışmış hissetmeyiz .
Son olarak Bediüzzaman’ın dediği gibi “Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.” tam olarak bilişsel terapi için kabul edilebilecek bir söz bence. Güzel görmek polyannacılık demek değil nitekim. Güzel görmeye ve düşünmeye perde olan engellerimizi kaldırabilmek duasıyla.