Şuraya iliştirip listeme eklediğim birkaç kitap, tadı damağım da kalan bir kaç cümleden oluşan nüshaların pırıltılarının yansımasından ibaret olan neşelerdir...
Okunan o kadar kitabın sayısını tutabilmek mümkün mü?
Üzerinde durup düşüneceğimiz bir çok konu var. Bu, akl-i olarak yaşayabilmemiz için yek gerçek. Yaşamı yaşamaya çalışırken hevâsi isteklerin yerini alan haklı boşvermişlik melâmilikten değil, kalb-i ve bedeni dengedendir. Yaptığımız her işte yer almasını istediğimiz, kendimiz haricinde ki insanlardan gelen övgüye, ne kadar muhtacız! Dünya da yalnız kalsak, ne kadar yemek yeriz, ne kadar uyuruz, ne kadar gezeriz, ne kadar tüketiriz ya da ne kadar üretiriz. Ve, ne kadar okuruz, neyi okuruz? Neye ne kadar ihtiyacımız var, ya da var mı?. İşte bu sorulara cevap verebildiğimiz kadar bizleriz...
Bu soruların en azından birine verilebilecek cevap oluşturacak, fikir telakkisi yârenliği yapan bir makale..
(Hayatın tadı belki de; bir fincan kahve, hafif bir müzik ve naif bir kitap da gizli. Denemeye ne dersiniz! Zirâ, çoğu şey anlamsız...)
makale989.wordpress.com/2017/03/30/kita...