“Yabancılaşma, insanın üzerine çöken en ağır duygu olmalı, yaşattığı dünyasızlığıyla. Panik atağın ölüm agonisini andıran çaresizliğinden ya da depresyonun iflah olmayacağına inanılan karamsarlığından da ağır. Panik atağa dünyaya yönelik bir imdat çağrısı, depresyona dünyaya yönelik bir öfke eşlik eder, yabancılaşmada ise dünya silinir. Ölmekten korkmamızın temelinde dünyamızı kaybetme korkusu bulunur, çünkü insan ve dünyası bir bütündür.”
“Sevgi bir alışkanlık, bir yükümlülük ya da bir borç değildir. Aşk şarkılarında söylenenler değildir. Sevgi, sevgidir. Athena’nın, Şirin’in ya da Aya Sofya’nın vasiyeti bu işte: Sevgi sevgidir. Tanımı yoktur. Sev ve fazla soru sorma. Yalnızca sev.”
….
Bir tek o zaman sormaya cesaret edebilmiştim : “Beni neden seviyorsun?”
“Bilmiyorum,” diye yanıtlamıştı, “merak da etmiyorum.”
Şimdi, şu son satırları yazarken, yanıtı Athena’nın o gazeteciyle son konuşmasında bulduğuma inanıyorum.
Aşk aşktır.