Anadolu, asla tekin değildir. Öyleleri vardır ki; size henüz yaprağıyla, renk renk yemişleriyle dimdik karşınızda duran bir ağaçtan, gayrı hayır kalmadığını dudak ucuyla söyleyiverirler ve gerçekten dedikleri çıkar.
Kocaman avucun içinde, ışıltılar saçan üç tane saydam parlak elmas parçası duruyordu. Boğuk bir ses, "Deborah!" diye sesleniyor, sonra sevecen bir tonla, "Deborah, sen böyle olacaksın," diyordu.