Elbette, kendi için yaşayacak insan. Rutinleri, tutkuları hatta birtakım hırsları da olacak tabi. Ama çok kaptırmadan sürmeli bu gemiyi. Ne zaman batacağı hiç belli olmaz da ondan. Arada biraz dinlenmeli, itişen dalgaları seyretmeli. Ufukta doğan güneşi her görüşünde bugün de buradayım, bugün de yaşıyorum, bugün de varım; diyebilmeli.
Anadolu, asla tekin değildir. Öyleleri vardır ki; size henüz yaprağıyla, renk renk yemişleriyle dimdik karşınızda duran bir ağaçtan, gayrı hayır kalmadığını dudak ucuyla söyleyiverirler ve gerçekten dedikleri çıkar.
Kocaman avucun içinde, ışıltılar saçan üç tane saydam parlak elmas parçası duruyordu. Boğuk bir ses, "Deborah!" diye sesleniyor, sonra sevecen bir tonla, "Deborah, sen böyle olacaksın," diyordu.