Ekrem Aral Tuna
91 sayfa kitap nasıl oluyor da içinde dünyaları barındırabiliyor? Öylesine sade bir dille bu denli akıp giden bir hikaye nasıl var edilebiliyor? Okursanız beni anlayacaksınız
Eşini kaybeden bir karakter ve yaşadıklarının psikolojik tahlilleri anlatılıyor. Samimi bir duygu akışı var. Kayıp yaşayan insanlar çok doğru tespitler bulacaktır.
Metin isimli karakterin klinik psikolog oluşuna aşırı şaşırdım. Mehtapla aralarında yaşanılan olayların analiz edilişini çok beğendim. Metinin annesinin toplumsal yansımalarını çok yerinde buldum.
Konu dallanıp budaklanmadan okuyucuyu sarıyor, vermesi gerektiği mesajı veriyor
yazarın psikoloji okuması kitabın bu başarısında en büyük etken tabi ki. Dilerim ki; Kalemi daim olsun, nice kitaplarını okuyalım
KESİNLİKLE OKUYUN!!! Azize Nilgün Canel
Unutulmuş Düşler Mağarası- yaratıcı düşüncenin peşinde alt başlıklı- kitap önerimle karşınızdayım. Kitabın konusu temelde “yaratıcı düşünce nedir? Yaratıcı düşünme becerisi doğuştan var mıdır? Yaratıcı düşünme becerisi zamanla geliştirilebilir mi?” soru başlıkları etrafında şekilleniyor.
çok çarpıcı detaylar var. Özellikle eğitim sisteminin tek bir doğru bulmaya yöneltmesiyle kaybettiğimiz yaratıcılığımız Bu yüzden sanırım en çok da eğitimcilerin okuması gerekiyor kitabı. Ebeveynlerin okuması gerekiyor.
Kitaba verilen isim ve seçilme nedeni ve konuyla uyumu mükemmel ötesi. Okursanız anlayacaksınız.
her bölümde “yaratıcı düşünce kutuları” var. Ufak egzersizler , alıştırmalar yaptırıyor. Tek bir soruyla ne fırtınalar kopuyor beynimizde.
Çocuğun zeki mi olsun yaratıcı mı olsun? Sorusu ve açıklaması beni çok etkiledi, eminim sizler de şaşıracaksınız detaylarına.
Şimdi kitaba kişisel gelişim demek istemiyorum çünkü ne yazık ki bir çok kişisel gelişim başlığıyla satılan ama aslında gelişimle hiç alakası olmayan kitapların arasında anılmasını istemiyorum. Kitapta da bu konu çok güzel vurgulanıyor. Alıntıyı paylaşıyorum:
“Kişisel gelişim olumlu düşünmekle mutlu olmak arasına hapsedilmiş kısır bir algıya dönüşmüş durumda. Aslında kişisel gelişimin gerçek anahtarları insanın kendini biriktirmesinden geçer. Kendilik kumbarasında biriktirdiği her şeyden; okumuş olduğu dünya klasiklerinden, yazma denemelerinden, bir sanat eserine bakmaktan, kaliteli müzik dinlemekten, konsere tiyatroya gitmekten, dans etmekten…., bir hobi sahibi olmaktan geçer. Yani esas olan eylemsizlik değil, çaba ve harekettir.”
102 sayfa, son derece öğretici, inanılmaz akıcı, dolu dolu bir gelişim kitabı. Keyifli okumalar dilerim