Adalet duygusu ile adaletin fiili durumuna ilişkin karşılaştırmalarin yer verildiği kitapta hukuk adalet açısından inceleniyor.
Kitaba adını da veren kapuçin maymunları, kendisine ve yanındakine salatalık verildiğinde ses çıkarmadığı halde, kendisine salatalık yanindakine üzüm verildiğinde, elindeki salatalığı verenin yüzüne fırlatmaktadir.
Ya insanlar eşit olunca adil olabilirler mi ?
Düzeni gerçekte keyfi bir iradenin belirlediği ancak bunu hukuka söyleterek meşruluk kazandirdiği düşüncesi uzerinde günlerce k9nusulacak bir tespit...
Diyebilirim ki;
Eğer bir toplumda insanlar, hukuk bakımından eylemlerinin sonuçlarını bilmiyor veya kestiremiyor veya kişiden kişiye farklı bir muameleye maruz kalıyorsa, hukukun keyfiliğe malzeme olduğunu anlarız.
Kitapta yazar güç kavramını adalet ahlak hukuk iktidar ve din kavramları üzerinden sıklıkla yorumluyor. Akademisyen olan yazar bir çok kavram ve olgu üzerinde durmuş ise de; siralama hususunda karmaşaya neden olmuştur. Hukuk felsefesi üzerine yazdığı son kısımlarda hukuk ve adalet deyince akla gelebilecek bir çok düşünüre yer vermeyi ihmal etmiştir. Odak noktası olmayan kitapta her seyden biraz biraz olmasi basit bir okuma yapılmasını engellemekte. Evet yazarımız pek çok konu hakkında bilgi sahibi ancak aktarım hususunda sıkıntılar yaşadığını düşünüyorum. Kitabin eğlenceli yanı bahsini geçirip örnek verdiği hususları film ve kitap önerileri ile desteklemiş kitaba barkodlar ekleyerek deneyleri izlememizi sağlamış. Ha deyince okunacak bir kitap değil ancak mevcut sosyo ekonomik ve siyasi durumda okunabilir nitelikte.
Son olarak;
Ne kadar çok gürültü, polis, bürokrasi varsa sistemin işleyişi o kadar sorunludur. Bu tespit tanıdık gelmiyor mu sizce de ?
Keyifli okumalar...