İlk kez biriyle hemzemin bir dostluk kurmuş, bu eşitlik sayesinde kendimi dünyaya ilk kez sakınmasız bir lisanla izah etmeyi tecrübe etmiştim. Sahici bir karşılaşmaydı bizimki; birinin diğerine muhtaç kaldığı, birinin diğerine emanet edildiği, birinin diğerine razı geldiği bir ilişki değildi. Ben eskiden sandığımın aksine, herhangi bir yere ilişmeden, herhangi bir toplama ilave edilmeden de mevcutmuşum meğer.
Çünkü mana esas olarak yaşadıklarımız arasındaki bağlantılardadır. Hayat deneyimlerimizi açıklayabilir ve bu deneyimlerin birbirleriyle olan bağlantısını kurabilirsek hayatın manasına ulaşma yolunda da önemli bir adım atmış oluruz. Hayatımızı bir metni okur gibi okuyabilmek, bölümler arasındaki baglantıyı kurabilmek, hayatımızın metninin de manasını bulabilmenin yolunu açar.
Kimse hayat biçimime karışmasın, kitaplarım, yazılarım ve yalnızca güzel insanlardan oluşan danışan ve hastalarımla küçücük dünyamda huzurla yaşayıp gideyim. Çok mu?