İleri tanrı anlayışına erişen Türkler, aynı zamanda, rûhun ebediliğine ve bunun zaruri bir neticesi olarak da Ahiret hayatına, iyilik ve kötülüklere dair bir hesabın verileceğine de inanıyorlardı. Bu sebeple Türkler, bir çok eski kavimler gibi, mesela Orhun kitabelerinde kaydedildiği üzere kağan ve beyler ölünce ruhlarının bir kuş gibi göğe, Tanrı'nın yanına uçtuğunu (uça-bardı) kabul ediyorlardı. Eski Türkçede "uçmak" kelimesinin aynı zamanda, cennet manasına gelmesi ve İslâm devrinde bu mefhumu ifade için kullanılması sebebi de budur. Bunun gibi kötü ruhlar da yer altına gider, ki buraya da tamuğ deniliyordu ve İslâm devrinde cehennem karşılığı olarak kullanılıyordu.