Müslüman kadın evindeki çocuklarına vereceği edep ve ilmin bir çeşit sadaka olduğunu bilmelidir.
Müslüman kadının evin içindeki fertlere ve özellikle ihtiyar dede ve nineye Allah rızası için yapacağı hizmetler birer sadakadır .
Müslüman kadın , yemeğin suyunu biraz fazla koymalı , bir fakir veya yetime veyahut gelecek bir misafire ondan ikram etmeyi düşünmelidir.Bu niyet bile onun kalbindeki cömertlik ve hayır duygularını canlı tutacaktır .
Müslüman bir kadının farz ibadetlerden sonra en büyük vazifesi , kocası ile iyi geçinmesi , diline sahip olması , kimseyi çekiştirmemesi , komşularına eziyet etmemesi ve hiç kimseyi alaya almamasıdır.
Yüce Allah şer gibi gözüken nice işlerin içinde pek çok hayır gizlemiştir. Acele ile feryat ve isyan etmeden , işin sonu beklenirse bu hayırlar görülür. Asıl şer , sonu kötü biten ve insanı azaba iten iştir. Sonu rahmete çıkan birşeye kötü denmez.
Musibet ile masiyeti karıştırmamak gerekir. Musibet, bizim irademiz dışında başa gelen sıkıntı ve felaketlerdir. Masiyet ise , sakının diye yasaklanan fikir ve işlerdir. Bunlara kısaca haram denir. İşte dünyada kötü olan şeyler bunlardır.
Başımıza gelen musibetten sorumlu değiliz fakat işlediğimiz haramlardan sorumluyuz.
Neyin hayır neyin şer olduğunu tespit için aklı hakem yapamayız . Onun tespiti yüce yaratıcıya aittir. Yüce yaratıcının güzel dediği şeyler güzeldir ; kötü diye tarif ettiği şeyler kötüdür. Bu işte akla düşen , vahye tabi olmaktır. Yoksa son hükmü akıllar vermeye kalkarsa bir aklın ak dediğine diğeri kara der ; insanlık birbirini yer.