Her bireyin yaşam koşulları, deneyimleri ve tecrübeleri farklıdır; bu nedenle her birey, kendi koşulları içerisinde kendi yaşam fanusunu oluşturur. Kendi fanusumuzu dayatmak başkasının bireyselliğini yok saymaktır. Başkasının genel geçer ve tek tip kuralları yaşamımızın diktatörü olmamalı.
Bir aracın sürücüsü, yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa, trafik kazası olur. Bir kişi konuşurken, karşısındakini nasıl etkilediğini düşünmeden, kendi bildiği yönde istediğini söylerse, aynı trafikte olduğu gibi, "iletişim kazaları" ortaya çıkar.
Bilinçsiz bir temel üzerine kurulmuş zenginlik, dinamik gücünden yararlanılmayan bir çağlayana benzer. İnsan iletişimi hem kafa hem de gönül zenginliği ister. Biri olmadan diğerinin etkinliği yoktur.