Zhk T

Orlando edebiyat aşkıyla yanıp tutuşan bir asilzadeydi. O zamanlar Orlando’nun kendi sınıfından pek çok kişi bu hastalığa bulaşmadı, dolayısıyla, canları istediğinde koşmakta, ata binmekte ya da sevişmekte özgürdüler. Ancak çiriş otu polenlerinde üreyip, Yunanistan’dan ve İtalya’dan rüzgarla geldiği söylenen bu mikrop bazılarına çok erken bulaşmıştı. Öyle ölümcüldü ki tokat atmak için kalkan eli tıtretir, avını arayan gözü karartır, aşkını ilan eden dili sustururdu.
Sayfa 52
Reklam
Hasta olan insanlara üzülüyorum. Kendi kabahatleri olmadan yoksul düşen insanlara üzülüyorum. Yaşamlarından kendilerini öldürecek derecede nefret eden insanlara, üzülüyorum. Kendileri için üzülen insanlara kendilerinden fazlasıyla memnun insanlara, problemlerini abartan insanlara, zamanınızı ve kendi zamanlarını boşa harcayan insanlara, haftalar boyunca içtikleri çorbanın içine gözyaşı dökmekten başka bir şey yapmamanın bu arada yapılabilecek her şeyden daha ilginç olduğunu düşünen insanlara ise üzülmüyorum.
Sayfa 209
Sevdiğiniz bir ebeveynin ölümü birçok bakımdan nefret ettiğiniz ya da kayıtsız kaldığınız bir ebeveynin ölümünden daha basittir. Sevgi, kayıp, yas, hatırlama- bu sıralamayı hepimiz biliriz. Peki durum böyle değilse, ebeveyn sevilmeyen biriyse ne olacak? Dingin bir unutuş mu?
Sayfa 96
Ama yaşlandıkça keşfettiğim şeylerden biri de şu: Eğer istemiyorsanız açıklamanız gerekmez
Sayfa 81