Ona göre hayat artık, karşıya geçmek için girmek zorunda kaldığı, suyu beline kadar yükselen, dibi ayakkarını yutan çamurla dolu o körfeze benziyordu. Yalnızdı.. Yapayalnızdı..
Altı kişilik bir ailenin her ferdini ayrı ayrı hissedip anladığınız ve bunu 155 sayfaya yerleştirmiş başarılı bir roman.. karakterlerin yaşadıkları yerden, zamandan, olaylardan etkileşimlerini okuyucunun gmzüne sokmadan incecik veren bir roman..
her şeyin kendiliğinden olduğunu, olması gerektiği gibi olduğunu, başka türlü olma ihtimalini düşünmediğiniz bu aileyi kalbinizde sarıp sarmalıyorsunuz..
Evet annem… Bekledim, beş sene bekledim, okuldan eve geldiğimde mağara gibi karanlık, perdeleri çekili evden dışarı, güneşe bir yürüyüşe bile çıkaramadım onu. Sulu bir televizyon programına olsun güldüremedim. İş bile yaranamadım. Ne resimleri tasnif etti ne mektupları.