Kitabım yoktu, ben de çerezlik olsun diye bu kitabı yanıma aldım, belki beni şaşırtır düşüncesiyle.
Kişisel gelişim kitapları genele hitap etmek zorundadırlar. Binaenaleyh diğer kitaplarda olduğu gibi kendiniz içerisinden cümleleri seçip: "İşte bu benim hayatımda yer etmesi gereken bir cümle." Diyemezsiniz çünkü o kitapların içindeki yazılar zaten hayatınızda yer etsin diyedirler. Öznel yargılara varamazsınız. Zaten normal şartlar altında kitap okuyan bir insanın bu tarz kitaplara ihtiyacı olduğunu da düşünmüyorum, çünkü bu sözleri önceden de duymuşlardır. Akıcı bir kitap olduğunu söyleyemem, içinde hoş hikayeler var, evet ama bu hikayeleri duymak için kitabı okumaya değer mi bilemedim. Artık kitabım var.
Aklımdaki tüm sorular çözüldü, yahut kafamdaki spekülasyonlarla çözdüm. Ama tek bir hadise kafama takıldı; oyuncak bebek kim tarafından ve nasıl oraya koyuldu?
Şahsen ben bir kusur bulamadım, tabii yazarı Allah olunca insan arayamıyor da. Ama arkadaşlarımız bulmuş sanırım, merak ediyorum acaba nerede hata var ya da neresi daha iyi olabilirdi, söylerseniz çok müteşekkir olurum.
Betimlemelerini gayet tatlı buldum kitabın, onun dışında övülecek pek bi' tarafını bulamadım maalesef.
Kitapın içinde bazı sayfaların olmayışı dışında başka sorun yok. :)
Kitap Atesçi ve Mutsuzluk adlı iki hikayeden oluşuyor, Atesçi hikayesinde her şeyin bir çıkar uğuruna kurulmuş düzen olduğu gerçeğini aldım kendime. Mutsuzluk hikayesinde ise Kafka'nın bize bir şeyler söylemek istiyormuş ama o istediyse de kalemi hareket etmiyormuş hissini aldım. Yarım kalmış gibi, sanırım Kafka'nın karamsar dönemine denk gelmiş bu kitap.