Basri Zilabid Çalışkan

Basri Zilabid Çalışkan
@Zilabid
1978 Bulgaristan'da doğdu. Marmara Üniv. mezun oldu (2000). Bulgarca, Arapça, Rusça bilmektedir. Eserleri: Bulgaristan'da İslam (2019), Tuna'nın Sessiz Şahitleri-Vidinde Türk Mezar Taşları (2024)
Diyarbakırlı bir Şumnulu. “Bunu da ilk defa duyuyoruz” der gibisiniz.
Puan vermedi·148 syf.··
Beğendi
·
2023 12. kitabı
Bu kitabı okurken şahsen çok hoşlandım ve duygulandım. Neden mi? Nedeni şu: hani Bulgarların bir sözü vardır “izpipano” dedikleri. Türkçesi “rafine edilmiş”, inceltilmiş, süzülmüş, gereksiz fazlalıklar atılmış ve tabir yerinde ise eser bir nefeste okunacak kıvama getirilmiş. Bunda pek tabi ki yazarın mahareti söz konusu… Sait Arkan, Diyarbakırlı bir Şumnulu. “Bunu da ilk defa duyuyoruz” der gibisiniz. Yazarın babası 1937'de 4 yaşında, annesi 1939'da o da 4 yaşında Bulgaristan'dan Türkiye’ye göç etmiş. 1960'ta Diyarbakır'da göçmen bir ailenin Türkiye'de doğan birinci kuşaktan çocuğu. Şu anda Muğla'da yaşamını sürdürüyor. İnsanlarda eksikliğini en çok hissettiği iki kavramı iki kızına isim yapmış: Saygı ve Sevgi... “Bir kitaplara sığındım, bir de türkülere...” diyen Sait Arkan 1937 göçmeni halası Hürmüz Meriç temel kaynağı olmak üzere bu anı kitabı yazmıştır. Giriş bölümünde kısaca “göç” tarihinden ve kitapta izlediği yöntemden bahsettikten sonra önce “Bulgaristan’daki Kökenleri”ni araştırmaktadır. Hürmüz Halası “Bulgaristan’da bize Abbalı derlerdi. Şumnuluyuz biz, ilçemiz Yeni Pazar, köyümüz ise Abbaydı” dediğini aktaran yazar yaptığı araştırmalar sonucunda bu köyün bugün Pliska olduğunu tespit eder. Anne tarafı ise Karamanlı yani Varna’nın Karamanite köyünden imiş. İlerleyen sayfalarda dedesi Recep ve babaannesi Ayşe ile onların 6 çocuğu tanıtılmaktadır. Bu çocuklardan Salim ileride yazarın babası olacaktır. Sait Arkan’ın dedesi Recep, Balkan Savaşlarına katılmış ve Yunanlılara esir düştükten yıllar sonra evine dönebilmiştir. 1,5-2 yaşında iken bıraktığı kızı, karı-kocanın evin içinde oturduğunu görünce “Anaaa! Bu adam da kim? Nasıl alırsın elin adamını eve!” diye bilmeden feryat etmiştir. Hatıratın üçüncü bölümünde kitaba adını veren olay yaşanır. 22 Mayıs 1937 günü
Palas PandırasSait Arkan · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20211 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·138 syf.··
2023 11. kitabı
Çok iyi. Tavsiye ederim. Özellikle rumeli göçmenlerinin ve halen rumelide yaşayan Türklerin okuması gereken bir kitap. Ben bir Dobrucalı olarak tabi Sarı Saltıkla hemşehriyiz. Çünkü esas kabrinin Babadağ'da olduğu söyleniyor. Diğer önemli bir yer de Kaliakra'daki makamıdır. Sarı Saltık demek şüphe götürmeyen bir iman ve samimiyet demektir.
Sarı SaltıkAhmet Yaşar Ocak · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 201238 okunma
Çok yorgunum beni bekleme kaptan.
Puan vermedi·184 syf.··
2023 9. kitabı
Filibe’nin yürüyüş caddesine yahut Sofya’nın Vitoşka’sına çıksanız ve rastgele birisini durdurup sorsanız: - Tanıdığınız en meşhur Türk şairi kimdir? diye çok büyük olasılıkla “Nazım Hikmet” cevabını alırsınız. Evet, Nazım Hikmet Bulgaristan’ın komünizmle idare edildiği dönemde devlet kabulüne mazhar olmuş, 1951 ve 1957’de Bulgaristan’ı ziyaret etmiş, özellikle 1951’deki ilk gelişi büyük sansasyon yaratmıştır. Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde halka hitap etmesi sağlanarak komünist idare lehinde, Türkiye yönetimi aleyhinde ve göç edilmemesi yönünde propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Nazım Hikmet’in eserleri Sofya’da hem Türkçe olarak hem de Bulgarcaya tercüme edilerek devlet yayınevi tarafından basılmıştır. Devamı Nöbettepe dergisinde :)
Duygu ve Düşünce
Bir Bahar Günü Sofya'daNuman Aydınoğlu · İnkilap Kitabevi · 20225 okunma
Bulgaristanda osmanlı medreseleri
Puan vermedi·376 syf.··
2023 8. kitabı
Beğendim. Her şeyden önce sağlık, sonra eğitim deriz çoğu zaman. Dosdoğru, şüphe götürmeyen bir hükümdür bu. 2023 yılının ocak ayında kitap raflarına Ketebe yayınlarından bizim ilgimizi çekecek bir kitap yerleşti. Balkanlar’da Osmanlı Medreseleri-1 üst başlığı altında Bulgaristan Medreseleri. Kitapta herhangi bir bilgi verilmese de üst başlıktan bunun diğer Balkan ülkelerini de kapsayacak bir seri olacağı izlenimini bizde uyandırıyor. Medrese, en genel anlamıyla okul demektir.
Bulgaristan MedreseleriRıfat Günalan · Ketebe Yayınları · 20232 okunma
Üsküptan Kosovaya Anadoluya tutulmuş bir aynadır
Puan vermedi·208 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
Sofya’da iken İstanbul’dan eski sayı dergiler gelince merhum şairimiz İsmail Çavuşev derdi ki, “okumadığın dergi yeni sayılır”… Bendeniz de Üsküp’ten Kosova’ya kitabını çok eskiden bilmeme rağmen yeni okudum ve “Bulgaristan” sınırlarına kendimi hapsetmeme çok hayıflandım. Yazarı Yavuz Bülent Bâkiler büyüğümüz, Türkiye’nin tanınmış şair ve yazarlarındandır. Hitabetini saatlerce hiç usanmadan dinleyebilir, lisanımızı ruhunuzu dinlendiren şırıl şırıl akan bir ırmak gibi konuştuğuna internette bulunan videolarından şahit olabilirsiniz. 1936 yılında Sivas’ta doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde okudu. 1976 yılında TC Kültür Bakanlığı tarafından o zaman Yugoslavya sınırları içinde kalan Struga şehrinde düzenlenen şiir festivaline gönderildi. 1966 yılından bu yana uluslararası düzeyde tertip edilen Struga Şiir Akşamları şiir tutkunları tarafından ilgiyle takip edilmektedir. İşte bu şiir festivaline katılımının neticesinde yazarın birkaç hafta kaldığı Struga, Üsküp, Kalkandelen ve Kosova’da yaşadıkları, hissettikleri ve karşılaştığı kişilerle yaptığı görüşmeleri ortaya koyan bir eserdir Üsküp’ten Kosova’ya. İlk baskısı 1979 yılında 25. baskısı ise 2019 yılında yapılmış. Şuan 44 yaşında
Üsküp'ten Kosova'yaYavuz Bülent Bâkiler · Yakın Plan Yayınları · 2018843 okunma