Basri Zilabid Çalışkan

Basri Zilabid Çalışkan
@Zilabid
1978 Bulgaristan'da doğdu. Marmara Üniv. mezun oldu (2000). Bulgarca, Arapça, Rusça bilmektedir. Eserleri: Bulgaristan'da İslam (2019), Tuna'nın Sessiz Şahitleri-Vidinde Türk Mezar Taşları (2024)
Çok yorgunum beni bekleme kaptan.
Puan vermedi·184 syf.··
2023 9. kitabı
Filibe’nin yürüyüş caddesine yahut Sofya’nın Vitoşka’sına çıksanız ve rastgele birisini durdurup sorsanız: - Tanıdığınız en meşhur Türk şairi kimdir? diye çok büyük olasılıkla “Nazım Hikmet” cevabını alırsınız. Evet, Nazım Hikmet Bulgaristan’ın komünizmle idare edildiği dönemde devlet kabulüne mazhar olmuş, 1951 ve 1957’de Bulgaristan’ı ziyaret etmiş, özellikle 1951’deki ilk gelişi büyük sansasyon yaratmıştır. Türklerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde halka hitap etmesi sağlanarak komünist idare lehinde, Türkiye yönetimi aleyhinde ve göç edilmemesi yönünde propaganda aracı olarak kullanılmıştır. Nazım Hikmet’in eserleri Sofya’da hem Türkçe olarak hem de Bulgarcaya tercüme edilerek devlet yayınevi tarafından basılmıştır. Devamı Nöbettepe dergisinde :)
Duygu ve Düşünce
Bir Bahar Günü Sofya'daNuman Aydınoğlu · İnkilap Kitabevi · 20225 okunma
Reklam
Puan vermedi·376 syf.··
2023 8. kitabı
Rıfat Günalan
0/10 · 2 okunma
Bulgaristanda osmanlı medreseleri
Puan vermedi·376 syf.··
2023 8. kitabı
Beğendim. Her şeyden önce sağlık, sonra eğitim deriz çoğu zaman. Dosdoğru, şüphe götürmeyen bir hükümdür bu. 2023 yılının ocak ayında kitap raflarına Ketebe yayınlarından bizim ilgimizi çekecek bir kitap yerleşti. Balkanlar’da Osmanlı Medreseleri-1 üst başlığı altında Bulgaristan Medreseleri. Kitapta herhangi bir bilgi verilmese de üst başlıktan bunun diğer Balkan ülkelerini de kapsayacak bir seri olacağı izlenimini bizde uyandırıyor. Medrese, en genel anlamıyla okul demektir.
Bulgaristan MedreseleriRıfat Günalan · Ketebe Yayınları · 20232 okunma
Sevgi sınır tanır mı? Neden bizi unuttunuz?
Balkan Türklerinin ortak duygularını 1976’da Üsküplü tiyatro sanatçısı Lütfü Seyfullah şöyle paylaşmış misafiriyle: “Yazları akraba ziyaretine İstanbul’a gideriz. Arabamızı görenler neredensiniz diye sorarlar. Yugoslavya, deriz. Sonra kaç gündür buradasınız? 3-4 gündür deyince, şaşırmış bir şekilde peki ama Türkçeyi nerede ve ne zaman öğrendiniz, diye sorarlar. Anadolu Türkünün, bize karşı bu ilgisizliğini, bu bilgisizliğini anlamamız mümkün değil. Şimdi diyeceksiniz ki onlar birtakım câhil kızanlardır. Vallahi kardeşcağızım sizin birçok aydınınız da böyle. Şaşırıp kalıyoruz. Yugoslavya Türkleri olarak, biz sizden hiç bir maddi yardım da istemedik. Yalnız bizi bilmenizi, bizi sevmenizi arzu ettik. Sevgi sınır tanır mı? Sevgi yasak tanır mı? Sevgi insanda, bir noksanlık doğurur mu? Bilmek, öğrenmek, öğretmek kime zarar verir? Siz Anadolu Türkleri olarak, sevgiye yasak koymuşsunuz! Bizi tanımaktan, tarihimizi öğrenmekten adeta korkar olmuşsunuz. Ne olursunuz anlatın bana, Anadolu Türkü neden böyle? Sizin yüreğinizi ve kafanızı, bize karşı hangi kuvvet, hangi devlet böyle sıkı sıkıya kapadı? Ne olur anlatın bana!"
Duygu ve Düşünce
Reklam