Mutlu da olsa kederli de olsa hatıra dediğin şey hep acıtır. En azından benim için, yine de bu acıda mutluluk da vardır. Tıpkı sıcak bir günü takip eden nemli bir akşamüstünde çiseleyen bir yağmurun güneşin kavurduğu zavallı ve sıska çiçekleri tazelemesi ve canlandırması gibi, anılar da ağırlaşan, sancıyan, ümitsizliğe kapılan ve kederlenen yüreği tazeleyip canlandırır.”
“Demek aptalın,delinin biriyim ben!Ne yeteceğim var ne de becerim!Yalnızca zengin biriymişim demek;yürürken yalnızca yürümüşüm.Hiçbir şey üretmemişim!”