HYPATİA

HYPATİA
@Zirhem
Sıkıntı yok efendiler. Dert insana yol gösterir. _Seni çok mu yanlız bıraktılar sevgilim AGALİTERYANİZİM ve FEMİNİST Beğeni ve takipler kişiye özel değildir lütfen kisisle algılamayın .

HYPATİA

, 2022 okuma hedefini ekledi.
2022 OKUMA HEDEFİ
2/20 kitap - %10 tamamlandı
2 kitap okudu
20 kitap
290 sayfa
0 inceleme
11 alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
?ı?ı?
Biz ordusu olan bir milletmiyiz? Milleti olan bir ordumuyuz?
Anket
Piraye 'ye yazdığı mektubu şöyle sonlandırıyor nazım.. Senin bana nasip olman. Şahsi hayatımın en değer biçilmez talihidir...
Fransız kafka ve oyuncak bebek...
Kafka, her zamanki yürüyüşlerinden birini yaptığı parkta, ağlayan küçük bir kıza rastlamış. Onunla konuştuğunda kızın oyuncak bebeğini kaybettiğini öğrenmiş ve kıza bebeği onun için bulacağının sözünü vermiş. Ertesi gün aynı yerde buluşmak için sözleşmiş ve kendi yollarına gitmişler. Kafka bebeği bulmak için çok uğraşmış ama çabaları sonuç vermemiş. Bunun üzerine küçük kıza bebeğin ağzından mektuplar yazmaya karar vermiş. Kıza verdiği ilk mektupta; “Lütfen benim için endişelenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.” sözleri yazılıymış. Kafka kızla her buluşmasında kıza bunun gibi oyuncak bebeğin ağzından yazılmış bir sürü mektup okumuş ve kızın heyecanı giderek artmış. Aradan aylar geçmiş, son görüşmeleri gelip çatmış. Kafka kıza bir oyuncak bebek vermiş. Kız bu bebeğin kendi bebeğinden oldukça farklı olması karşısında şaşkınlıkla bakakalmış. Kafka’nın bebeğe iliştirdiği not, kızın şaşkınlığını gidermiş: “Yolculuğum beni çok değiştirdi.” Uzun yıllar sonra, bebeğini saklayan kız yetişkin bir kadın haline gelmiş. Bir gün bebeğinin içinde ustaca gizlenmiş küçük bir kağıt parçasını bulmuş. O kağıt parçasında şu sözler yazmaktaymış: “Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sevgi başka bir surette tekrar karşına çıkacak
Ne Gariptir Şu Ayrılık günleri bir dosttan da düşmandan da ayrılsan nedense bir tuhaf oluyor insan derin bir sızı giriyor içeri Son Bir Defa bakarken caddelere dükkanlara evlere kahvelere hatıra Yüklü Kervanlar geçiyor dolu dolu gözlerinin önünden bu son Yadigar mı bir aylık gününde Sen istediğin kadar Unutulmaz de bu son dakika bu vakitsiz Yağmur Unutulur Azizim Unutulur Başka ne yapılır böyle bir günde kapanan bavul çivilenen sandık ve sonra sade bir Allah 'a ısmarladık! Ümit Yaşar Oğuzcan