Uzun süren bir okumam oldu. Olayların içine giremedim doğrusu. Çok dağınıktı konular. Kopuk olduğu için giremedim konuya. Bu yüzden de çok uzun sürdü kitap okumam.
Bir günde okuduğum kitaplara gerçekten hayranım. Soluksuz okudum, merak ettim. O kadar güzeldi ki olay örgüsü bırakamadım ve bitirdim. Sürekli geçmiş travmalarımız bugünümüze yol veriyor. Çocukluğumuzda yaşadığımız her şey bugün bize karakter olarak çıkıyor. Bizler sağ kalmış bir nesiliz. Travmalarımızla başa çıkmaya çalışan ama her yerde patlak veren bir nesil bence.Ben mesela hep kendimi suçlarım. Bir olumsuzluk olsun hep kendimi suçlar aklamaya çalışırım. Oysa konu benimle bile ilgili değildir.Neden böyle oldu biliyor musunuz? Benim küçükken burnum kanardı. Annem bana kızardı. Kanamaya devam ederse ölürsün demişti bir kere. Ben de benim yüzümden kanıyor burnum sanardım ve çok korkardım. Halbuki burun damarım çatlakmış. Çok basit. Neden hastalık benim suçum olsun ki? Oldu hep benim oldu. Her hastalığımda doktora ben mi bir şey yaptım diye sordum ben.
Bu kitap da öyle biraz geçmişten gelen silinmek istenen hatıralarla dolu bir ev. Ama herkes cenaze gibi evde. Sessiz ortaklık var. Ve bu suça ortak edilmek istenmeyen bir evlat. Sonunda ait hissetmeyip kaçan gerçekleri de rüyalardan öğrenen bir Eyüp. Sonunda yüzleşen ve geri dönen Eyüp.
Rüyalar AnlatılmazNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20254,355 okunma
Açıkçası bitsin diye okuduğum bir kitap oldu. Belirli ve beni çeken bir olay örgüsü olmadı. Biraz daha insanın içine dokunsun diye okuduğum bir kitaptı aslında. O yüzden beklentilerimi karşılamadı sanırım. Biraz güzellik okumak istedim. İyi insanlar güzel hikayeler. Bana vermediği için biraz beklentimin altında kaldı.
Ramazan ayı dolayısıyla okumama ara verdim. O yüzden arada elime alabileceğim bir kitap olarak seçtim bu kitabı. Arada okumak iyi geldi.
Yaralar ve yaralarımızla her zaman başa çıkamayabiliyoruz. Herkes farklı şekillerde başa çıkabiliyor bazen de çıkamıyor işte. Bazen bende başa çıkmak istemedim. Neden diye çok sordum. Neden bunlar benim başıma geliyor neden her şeyim zor oluyor? Herkesin kolaylıkla ulaştığı şeylere ben ağlayarak yırtınarak ulaşıyorum. Bu benim imtihanımdı. Bununla yaşamayı öğrenip sabretmeyi öğrendim. Hâlâ zor geliyor mu? Evet ama diyorum ki geçecek ve güzel günler gelecek. Rabbim benimle beraberdir.
Kitaba gelecek olursam kendi yaralarından başa çıkamadığı şeylerden ve nasıl bu yolda doğru ilerlediğini gördük. Eksikleriyle kabul etti kendini. Ve daha iyi hissetti. Böylece yazarın ikinci kitabı bitti. Bize kendini açtı. Biz de okuduk.
Bazı hisler vardır tarif edemezsin, bazı anlar vardır dile dökemezsin. Bazı şeyleri anlatmak isteyip çok anlatamadığım olmuştur. Bu kitabın başlarında özellikle o tariflerden bolca vardı. Acımakla ilgili alıntı yaptım zaten bolca. Ama bazı düşüncelerimi dile getirdiği için çok mutlu oldum. Bu yüzden dilini çok beğendim yazarın baya keyifli okudum ve nereye bağlanacak aşırı merak ettim. Yazar çok konu barındıran bir kitap yazmış. Kitabın içinde o kadar çok konu vardı ki bazen nerede kaldığımı unuttuğum oldu. Ama böyle bir insan var olabilir mi dünyada. Sevgisiz, bağ kurmaktan korkan, çocuğunu terk edip vicdan azabı çekmeyen, sorumluluk almayan, üzülmeyen, yas tutmayan, bence insan olma kimliklerimizden biri bu. Ama olabilir mi böyle biri derseniz bilemem ben hiç rastlamadım. Süreyya gibi olmak istemezdim. Bir ömür yalnız, sadece yaşayan, bağsız, çocuğunu bırakmış. Bence sonunda kendi de itiraf ediyor. Evet belki annem babam beni terk etti ama ben kızımı terk etmeyip iyi bir anne olmayı seçebilirdim diye. Doğum sonrası depresyonundan sonra bebeğiyle bağı koparmayı seçiyor bazı anneler. Hafife alınacak bir konu değil. Hatta bir ayrıntı vermişti. Belki normal doğum yapsam o acıyı çeksem belki anne gibi hissedebilirdim diyor. Ama sezaryeni seçiyor.
Güzel bir okumaydı. Tarih de barındırıyordu. Depremler, darbeler, ünlüler, modalar. Ben beğendim farklı bir kitaptı. Beni sıkmadı. Ama bol miktarda konu vardı.