Yani nasıl başladı nasıl bitti anlamadım. Araya bayram girdi 23 Nisan hazırlıkları vs derken aklım hep kitaptaydı. Önce bitirdim ama anca inceleme yapıyorum.
Öncelikle tam bir neye uğradığımı şaşırdığım bir kitap oldu. Şermin Yaşar okumaktan çok büyük zevk alıyorum. Her kitabı bana çok keyif veriyor. Daha okumam gereken çok kitabı var . Ama insanın böyle içine işleyen kitaplar oluyor. Öyle bir yerden vuruyor ki seni ‘nasıl yani?’ derken buluyorsun kendini. Bu da öyle kitaptı işte. Bir söz vardı ya hani belki yanlış hatırlıyorum. Beni yargılama çünkü ne yaşadığımı bilmiyorsun gibisinden. İşte insan hayatına dair tam olarak kaçırdığımız nokta bu. Ben ne yaşadım da böyle bir karar aldım. Herkes kendi açısından anlatırken bir olayı, bir bakıyorsun aslında olay bambaşka bir şey yüzünden bambaşka bir hal almış. Ben mesela çok zor alırım birini hayatıma bana çok soğuk derler ama umrumda olmaz. Neden mi ? İşte yaşadıklarım. Ama ben sevdim mi çok severim.
Velhasıl çok güzel kitaptı. Bir oturuşta okunabilecek bir kitap ama hem bilerek hem de elimde olmadan uzadı. Tavsiyemdir.
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Gazeteci kimliğiyle çıktı karşıma. 2. Dünya Savaşından sonra Doğu ülkelerinin durumu hakkında bilgi veriyor. Gittiği ülkelere dair tek tek gözlemlerini dile getiriyor. Yazar bulunulan zamanı ve durumu çok iyi yansıtmış. Yalnız Türklerden istilacı olarak bahsetmesi hoşuma gitmedi. Onun dışında başırılı bir gezi gözlem türünde bir kitap olmuş.
Suç ve Ceza. Edebiyat tarihinin yapıtaşlarından ve dönüm noktalarından biri olan roman.
En son hasta eşinin yatağı başında yeraltında bıraktığımız Dosto, Yeraltından Notlar'dan kısa bir süre sonra eşini kaybeder. Karısının acısını atlatmaya çalışırken, üç ay sonra büyük bir kayıp daha yaşayacaktır. Ömrü boyunca en büyük destekçisi olan kardeşi Mişel'i de kaybetmiştir. Kardeşi ile birlikte kurdukları ve ismi önceleri Vakit olan, sonradan Çağ olarak değiştirdikleri dergi ise borç içindedir. Mişel'in bıraktığı 300 rublelik miras ancak cenaze masraflarını karşılarken, müdürü olduğu dergiden dolayı Mişel'in 25000 ruble borcu vardır. Öte yandan yine derginin abonelerine verilmiş 6 sayılık bir söz vardır. Dostoyevski bu borçlardan sorumlu değildi, abonelerin parasını da dergiyi kapatarak ve derginin demirbaşlarını satarak geri ödeyebilirdi. Dosto ise bunu kardeşinin anısına bir hakaret olarak gördü, tüm borçların yanı sıra kardeşinin ailesinin tüm bakımlarını üstlendi ve dergiyi tek başına çıkarmaya devam etti. Bir yandan tüm bu sorunlarla ve borçlarla boğuşan Dosto, dergiyi çıkarmak için yeni borçlar almaya devam etti. Zaten dönmeyen çark bir süre sonra tamamen kırıldı. Tüm mali sorunların üstüne Sansür de derginin çıkmasını geciktirmeye başlayınca, abonelerden sert mektuplar almaya başlayan Dosto, bütün bu sorunlar karşısında arkadaşına yazdığı bir mektupta, bütün borçlarını ödeyebilmesi karşılığında 4 yıl kürek cezasını seve seve tekrar çekebileceğini bile söylemiştir. Daha sonra vadesi gelen bir borç yüzünden haciz ve hapis cezası tehlikesiyle karşı karşıya kalan Dosto, bu borçtan, Kumarbaz'ın yazılmasına neden olan ünlü anlaşmanın altına imza atarak kurtulur. Bu anlaşmadan kendisine kalan para ise sadece 175 ruble olur. Hem tüm sorunlardan uzaklaşıp söz verdiği romanı