Zeynep Nur Sevimli

Zeynep Nur Sevimli
Bir hayatta bin hayatı deneyimlemek için
Psikolog
Psikoloji lisansı
86 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
“ Direnme gücüne sahip olanlar başkalarından farklı değildir “diyordun ora.” Aradaki tek fark, onların aklında belirli bir hedef olması ve o hedefe ulaşmaya kararlı olmalarıdır. Direnme gücü, dikkatimizi kolayca dağılabildiği bir hayatta odamızı koruyabilme yeteneğidir. Bedenimiz ve zihnimiz sınıra dayandığında bile yaptığımız işe yoğunlaşmayı sürdürmek, dikkatimizi dağıtmadan, etrafa bakıp birilerinin bizi geçebileceğinden endişe etmeden kendi kulvarımızda yüzmeyi sürdürebilmektir…”
Sayfa 91·Kitabı okudu
Reklam
Dürüstlüğün zaferi
“Benim en sevdiğim taş, kaledir“ dedi sonra. “Ona dikkat etmen gerektiğini düşünmezsin. Dürüst bir taştır. Gözünü vezirin, atın, filmin üstünde tutarsın çünkü onlar içten pazarlıklıdır. Ama çoğu zaman kaleye yenilirsin. Dürüstlük her zaman bizim zannettiğimiz gibi bir şey değildir.“
Sayfa 86·Kitabı okudu
Balıklar da depresyona giriyordu. Zebra balıklarına test uygulanmıştı. Bir akvaryum alıp gazlı kalemle tam ortasına yatay bir çizgi çekmişlerdi. Depresyonda olan balıklar çizginin altında kalmıştı. Ama aynı balıklara Prozac verildiğinde, hepsi de çizginin üstüne, suyun yüzeyine kadar çıkmış, yeni doğmuş gibi oraya buraya üzmüşlerdi. Balıklar uyaranlardan yoksun kaldıklarında depresyona giriyordu. Her şeyden yoksun kaldıklarında.hiçbir şeye benzemeyen bir akvaryumun içinde kapalı kaldıklarında.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Yoksunluk
“İstemek” dedi ölçülü bir sesle, “ilginç bir sözcüktür. Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil, yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğim bir hayat var.“
Sayfa 61·Kitabı okudu
Depresyon, Aidiyetsizlik
“Benim burada ne işim var?“ Diye düşündüğünüz oldu mu hiç? Bir labirentin içindeymişsiniz ve kaybolduğunuzdan eminmişsiniz de, her bir dönemeci kendini yarattığınız için bu tamamıyla sizin suçunuzmuş gibi hissettiğiniz? Üstelik dışarı çıkmanızı sağlayacak birçok yol olduğunu da biliyorsunuz çünkü labirentden çıkmayı başarmış, dışarıda gülüp oynayan insanların seslerini duyuyorsunuz. Çalı çitlerin arasından arada bir görüyorsunuz onları. Yaprakların arasından gelip geçen şekiller halinde. öyle mutlu görünüyorlar ki onlara değil, bu işi onlar gibi yapamadığınız için kendinize kızsınız. Oldu mu hiç? Yoksa bu labirentte kalan bir tek ben miyim?
Sayfa 59·Kitabı okudu
Reklam