Spinoza olsa, "kötü bir duygudan iyi bir duygu çıkmaz," derdi. Oradaki bütün bu hak arama, işte bu resmi, baskıcı moralitas ın [ahlakın] kökenidir bir anlamda. Ikincisi, yine bahsetmiştik, Spinoza soruyordu ya, birisini öldürmem ne demektir? Bir eylem olarak niçin kötüdür Doğa açısından, Tanrı açısından kötü diye bir şey yok zaten; hiç kimseyi sevmek zorunda değil Tanrı bizim sevmekten anladığımız, insanların sevmekten anladıkları anlamda. çünkü neden sunmak zorunda değir.Doğanın düzleminde her şey apaçık diyelim. Kendi içerisinde hiçbir eylem ahlaki olarak iyi ya da ahlaki olarak kötü, güzel, iyi kötü çirkin değildir. Ama insanların bu düşünceye varmaları çok zordur; bunu nihai bir amaç olarak da söylemiyor Spinoza, bunu bir tür affectler rejimiyle, imgelerle oynayarak, fikirlerle oynarak kurmaya çalışıyor. Ethica öyle bir şey; en başta söylediğim, bu dersin yönelimi de o zaten. Bedenin gerçekleştirebileceği bir eylemdir birisini öldürmek, ve her beden, her vücut bunu en üstün doğal hakla yapar, diyor. Çünkü bu, bir bıçağı alıp, onunla belirli bir güç ilişkisine girip -Spinoza için her şey fiziktir- birisine saplamaktır. İşte annemi öldürüyorum, Neron mesela. Orestes ise babasını öldüren annesini öldürüyor, Klytaimnestra'yı. Bu iki fiziksel eylem aynı olduğu halde, insanlar birisine kötü birisine iyi diyorlar, bu ne demektir diye soruyor Spinoza. Niye öyle yapıyorlar acaba? Çözümlemesi de şöyle bir şey: Imgeler, bugün en başta söylediğim gibi karşılaştığımız, sokaklarda karşılaştığımız imgeler nötr değildir. Bizde neşe, keder, sevinç falan uyandırırlar çünkü başka duyguları ve zorunlu olarak daha önce görmüş olduğumuz başka imgeleri, görüntü imgelerini çağrıştırırlar. Orestes'teki çağrışım, imgesel çağrışım iyidir, çünkü Orestes in güçlerini artınır. Neron'daki