Osmanlı Devleti, "Adalet mülkün temelidir." Düsturu ile oluşturduğu denetim mekanizması sayesinde kimseye devletin gücünü kötüye kullanmaya teşebbüs etme fırsatı vermemiştir. Günümüzdeki CİMER mantığı ile paralel olarak, Arz-i Hâl ve Arz-i Mazhar yolları ile yurttaşların şikayet ve talepleri Divan-ı Hümayun'a iletilmiştir.
Kitapta geçen örneklere ve belgelere bakıldığında sistemin bazı padişahlar döneminde (Fatih ve Y.S. Selim gibi) gayet iyi işlediği görülüyor. Adaletnameler (yasaknameler) ile padişahların doğrudan sorunlara el attığını görüyoruz. Örneğin, Fatih döneminde yurttaşlardan birisi Fatih'in yakınını devletin gücünü kötüye kullanıldığı gerekçesiyle şikayet konusu edebilmiş ve Fatih gereğini yapmıştır. Eş-dost-akraba diyerek kayırmamıştır.
Adaletli bir düzen kurma çabası sadece Osmanlı'da değil, diğer Türk devletlerinde de olduğu ve bunun bazı eserlere (Kutadgu Bilig, Siyasetname gibi) yansıdığı görülmektedir. Özetle adalet, bir gün hepimize lazım olacağını unutmadan, sahip çıkmamız gereken en temel devlet prensibimizdir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Osmanlı Kanun-i Esasi'si "devletin dini islamdır" derken, öbür taraftan Fransız bürokratlar kanunlarını tercüme edip uygulamakta, bunu din ve devletin selameti için yaptıklarını ileri sürmektedirler.